23 Aralık 2009 Çarşamba

M 82: Canta yapmak

Yolculugun ayak sesleri en güzel valiz haziliginda duyulur. Gidilen yere göre seçilen kiyafetler, yapilacaklara göre alinan esyalar, okunacak kitaplar...
Tatil havali, bol keyifli ve iyi geçecek zamanlar olsun tüm yolculuk yapanlara.

22 Aralık 2009 Salı

M 81: Yol heyecani!

Bildik yere yeni heveslerle gitme hazirliklariiiii :)

21 Aralık 2009 Pazartesi

M 80: Sana kek yaptim!


Evi ev kokuttum, keyfe keyif kattim, sana kek yaptimm!
Bu son dönem diyetler vs bir yandan, saglikli yasam meraki diger yandan, evleri bu güzel kokulardan mahrum ediyor kanaatindeyim!
Oysaki hiçbirsey dozu kaçmadigi sürece zararli degil. Diger yandan suyun bile asirisi zararmis. Zehir dozdadir diye bir söz var.

Kendimizi ve evlerimizi bu keyiflerden mahrum etmeyelim!!!

M 79: Caya bisküvi banmak

Cocuklugumdan beri yaparim. Cok kisinin içindeki çocugun yaptigini da görürüm! Gerçi bazen içine düsürdügüm de olmuyor degil ama o da oyunun kurallarindan!
Simdi koydum çayimi, "kaydi yayinla"yi tiklayip banacagim bisküviyii!

M 78: Yardim

Sartlar bizim için çetinse imkanlari kisitli insanlar için çok daha çetin. Onlari bizlere hatirlatanlara tesekkürler. Dolabimizdaysa ve giymiyorsak verelim, ihtiyaci olan biri giysin.

M 77: Arabamiz ve paspasi!

Sartlar çetin, söylemistik! Bilhassa park ettigi yerlerden ilk çikisinda bir nazlanma oluyor arabacikta da ister istemez zaman zaman:)
Biz de ne sihirdir ne keramet, paspastadir marifet dedik! Koyduk paspasi tekerin altina, birakmadik kendimizi arabasiz yollarda :)

20 Aralık 2009 Pazar

M 76: Bakim

Ruh hali de rol aliyor elbette..
Kimi zaman daha bir bakimli olmak ister herkes.
Kimisi herzaman, kimi hiç, kimi de zaman zaman iste...
Iyi birsey canim:)

M 75: Insanlar

Insan girer hayatimiza, bir ay durur gider, rüzgari kalir.
Insan girer, hiç çikmaz, yer de yapmaz.
Insan girer, ne girdigi anlasilir ne gittigi....
Insan girer, bir gün gitti sanir gözyasi dökersiniz, oysa ki dönüsü zaman meselesidir ve muhtesem olur...

Insan girer, varken çok da iletisim yoktur belki ama uzaktan uzaga bir saygi, sevgi olusur zamanla. Ayrilik dogaldir çünkü tanisiklik seçim ile degil rastlantisaldir. Fakat ayni insan 1 sene sonra "özledim, nasilsin" diye aradiginda, o uzaktan uzaga olusan , gelisen sevginin de bagin da güzelligi, hele hele de insanin güzelligi çikar ortaya. Neseyle karsilamamak, sevinçle devam ettirmemek mümkün müdür o arkadasligi?

18 Aralık 2009 Cuma

M 74: Rastlamak

Yolda yürürken, çarsida gezerken bir tanidiga rastlamak: Aslinda hepimizin hayatinda bazi günler bu tür rastlasmalar olur. Bunun biraz mucizevi bolca da mutluluk verici birsey oldugunu insan biryerde yeni iken, henüz pek çevresi yokken fark ediyor. Oyle bir sartta bu tür bir beklenti tasimiyor insan ama ona ragmen bir tanidigina rastlamak farkettiriyor aslinda nasil da güzel bir tesadüf oldugunu bunun.
Sevdiklerimizle mutlu rastlasmalar olsun hep!

M 73: Aziz Nesin okumak


Okurken kendi kendime güldügüm için dalga bile geçiyorlar benimle :)
Türk halkini böylesine iyi gözlemis ve aglanacak hallerimize böyle güzel güldüren kaç yazarimiz vardir?...
Arada duyuyorum, bazi mizahçilar "yurtdisinda olsam bambaska yerlerde olurdum, ilk firsatta gidecegim" benzeri seyler söylüyorlar. Hiç anlayamiyorum. Bir ülkenin mizahçisi o ulkeden beslenir. Ne yapacaklar acaba? Gidip Ingiliz'e Demirel taklidi mi yapacaklar? Ya da Amerika'liya "tahtaliköy"ü nasil anlatacaklar?

17 Aralık 2009 Perşembe

M 72: Yilbasi süsü

Burada herkes evlerine isiklar asip süsler takiyor noel yaklastikça. Biz de kapimiza çorbada tuzumuzun bulunmasi adina astik süsümüzü, el salladik komsularimiza :)

M 71: Karda yürüyüs

Bu ara tüm mutluluklarimin karla bir sekilde iliskisi var. Bugün yürüyüs yapilacak kadar yumusamisti hava hele sükür. Yine soguktu ama bolca giyinip sarinarak, basta çok üsüyerek, sonrasinda çok keyifli bir yürüyüs yaptim. Bahçesine kardan adam yapanlar, kapisinin onündeki karlari süpürenler, köpeklerini gezdirenler ve kizakla cocuklarini gezdirenler..., yalnizca birer numune olarak arz-i endam eylediler yüruyüs boyunca! Onun disinda, yollardaki bir iki arabanin sebep oldugu lastik izleri ve ben vardik sokakta.
Gözümü alacak derecede parlak karlar, güzel aydinlik bir hava ve düsünecek bolca zaman.

16 Aralık 2009 Çarşamba

M 70: Sartlar çetindi ama bakkala kadar gittik :)

En güzeli de soguktan dönünce evin sicagiyla sarilip sarmalanmak oldu!

15 Aralık 2009 Salı

M 69: Karda mahsur kaldik, ekmegimizi kendimiz yaptik


Daha önce de buraya yazdigim bir ekmek yapma durumumuz var artik hayatimizda bir süredir ama bu ekmek baska ekmek... Cunku ihtiyaçtan! Mahsur kaldik, ekmegimizi de kendimiz yaptik :) Yalniz kahvaltiyi peksimetle etmekten kurtarmadi bu durum bizi :) Eee, ne de olsa yapimi 3 saat aliyor, bekleyemezdik!

M 68: Ilk kar


Uyanip perdeyi açinca disaridaki lapa lapa kar günaydin dedi bu sabah. Ilk kar her zaman bir tarifsiz nesedir. Neden bilmiyorum ama iyiki de öyle. Doganin inanilmazligi, güzelligi ve gücü karsisindaki çaresizligimiz ve küçücüklügümüz, bazen de böyle hayranligimiz, bu tür sürpriz degisikliklerde bir kez daha geliyor aklima. Bizim bir evimiz, arkasindan bakip gülümseyecek bir penceremiz ve keyifle yudumlanacak çayimiz var bu güzel kis gününde. Sükür...

M 67: Mandalina kokusu


Tüm odaya yayilir. Heryerden duyulur, can çektirir. Büroda bir aksamüstü bayikligini, evde bir yemek sonrasi rehavetini ya da komsuda sohbetin durdugu yeri tek basina kotarir! C vitamini bir yana, mis kokusu bir yana, kis gelince vazgeçilmez mutluluklardan :)

13 Aralık 2009 Pazar

M 66: Cocukluk anilari

Mis kokulu kahvem esliginde aklima gelen çocukluk anilarim. Hemen yüzümü gülümsetiveren hos dakikalar... En güzeli de bu anilari çagristiracak huzuru veren, bu anilari anlatabildigim en sevdigim..
Ne güzel :)

12 Aralık 2009 Cumartesi

M 65: Eldivenler, Hikayeler


Ozellikle son hikayesindeki sürprizli ögeleri sevdim. Kolayca okunan, güzel bir hikayeler kitabi...

11 Aralık 2009 Cuma

M 64: Cikolata dükkani


Henüz kapiyi açip içeriye dogru adiminizi attiginiz anda sizi kendisine çeken bir nefis koku ve büyülü bir hava vardir çikolataci dükkaninin içinde. Baska yerde bulamazsiniz. Ozel bir tecrübedir o kapidan içeri girmek. Bu dükkan için bilhassa sözümüz vardi, tuttuk ;)

M 63: Le Concert filmini izlemek


Bir dönem üst üste yaptigimiz yanlis seçimler ya da sanssiz sinema saatlerinden sonra sanirim sansimiz döndü ve tamamen tesadüfen seçtigimiz filmlerden ikide iki keyif aldik! Bundan önce Julia ve Julie'yi yazmistim. Büyük begeniyle izledik diye. Bu seferki filmim; Le concert.

http://www.leconcert-lefilm.com/

Cok ama çok guzel bir film olmus. Duygusallik, komedi, sanat ve bir dönemin drami, son derece insancil bir bakis açisiyla ayni potada harmanlanmis. Ustelik de izleyici sasirtan, sasirdigina da çok memnun eden bir senaryoyla. Yönetmen ve senarist Romen asilli bir Fransiz, Radu Mihaileanu. Izlemeye gerçekten deger.

9 Aralık 2009 Çarşamba

M 62: Böyle Buyurdu Zerdüst'u bitirmek


Valla açikçasi en zor okudugum kitaplardan birisi oldu kendisi. Bu durumda kitabin basildigi tarihteki çevirisinin de rolu büyük diye düsünüyorum ama emin olmak için baska bir çevirisini de görmek gerek tabii.
Herneyse, ben bu sefer kitap bitti ve baska seyler de okuyabilecegim diye seviniyorum ve bunu da okumamis olmadim diyorum. Oldum olasi üzülürdüm çünkü ben bunu okumadim diye, buyur, okudum :))

8 Aralık 2009 Salı

M 61: Kemal Sunal filmi izlemek


Bir programda eski Türk sinemasinin halen hayatta olan oyunculari, o zamanlar, filmleri çevirirken yasadiklari zorluklari anlatiyorlardi. Kendi imkanlariyla, otobüsle, dolmusla sete gidip, kendi satin aldiklari kiyafetleri film kostümü olarak giyip cüz'i miktarlarla da geçiniyorlarmis. Bugün birakin filmlerin kostümlerini yapan ayri insanlar olmasini, bir de o kostümleri giydiren, sahnelerin sürekliligini saglayan, oyuncularin üstüne basina çeki düzen veren insanlar oluyor setlerde diyorlardi. Onlar ise simdi o eski filmleri izlediklerinde, örnegin bir yakalarinin egri oldugunu farkediyorlar ve bu tüm film devam edince de kahroluyorlarmis. Arkalarindan her ihtiyaçlarini karsilamak adina kosturan insanlar olmadigi söyle dursun, kimse "yakan egri" bile demiyormus.
Iste bu harala gürele içinde tüm imkansizliklarla çevrilen filmleri izleten en önemli artistlerden biri Kemal Sunal. Ustelik de hem o kötü teknolojili dönemde bugün hala ilgiyle izlenen bir ekol olmus, hem de bugünün modern sinemasinda çok basarili roller almis bi oyuncu. Hepsi bunu yapamiyor. Eski dönemlerin genellikle abartili, çocuksu oyunculuk ve selendirmelerinden, günümüzün çok daha dogal ve gerçekçi çekim ve oyunculuguna adapte olamiyor hepsi. Ama o son dönemde çevirdigi filmlerle de en az gençlik filmleri kadar ses getirmis.

M 60: Misir patlatmak


Tencerede ha paladi ha patlayacak derkenki heyecanli bekleyis olsun, patlarken eve yaydigi kokular olsun, yerkenki keyif olsun, kendimizden esirgemememiz gereken minik neseler... Bir aksami daha ev kokulu yapalim, olsun bitsin :)

7 Aralık 2009 Pazartesi

M 59: Hayvanlara yiyecek vermek

Tamam, kabul, oturup onlar için yemek hazirlamiyorum ama mutfaktan çikan, bizim artik yemedigimiz seyleri atmaktansa sokaktaki hayvanlari düsünüyorum. Sagolsunlar, geri çevirmiyorlar onlar da ikramimi :p

M 58: Kötü rüyadan sonra uyanmak

Böyle vicdan azabi, moral bozuklugu, korku, endise karisik hislerle uyanirsiniz ve bir de bakmissiniz hersey bir rüyaymis. Hem de saçma sapan bir rüya! Daha büyük bir rahatlama var mi?
Buraya yazdiklarimin, bilerek isteyerek yaptigim ve kendi irademizle tekrar edebilecegimiz seyler olmasina gayret ediyorum genelde ama bunu da yasayica yazmadan edemedim.
Herkese komik ve geyik rüyalar dilegiyle :)

5 Aralık 2009 Cumartesi

M 57: Insanlar hakkinda yanilmak

Baslik yanlis anlasilmasin, olumlu anlamda yanilmayi kastediyorum. Onyargili olmak zaten kötü birsey ama insanlar hakkinda tanidikça gelisen fikirlerimiz bile bazen yanlis olabiliyor. Ben bu fikirler olumlu anlamda degistiginde, fazlaca hazzetmedigimi sandigim birinin esasinda çok ilginç ve hos bir insan oldugunu farkettigimde ya da ilk anda hoslanmadigim bir hareketin altinda aslinda iyi bir sebep yattigini anladigimda öyle seviniyorum ki... Insana ve iyi niyete dair umudum artiyor.

4 Aralık 2009 Cuma

M 56: Hafta içi güzel kahvalti

Kahvalti, günün en güzel ögünü bence. Aslinda sebep yediklerimizden çok bir baslangiç olmasi. Yeni güne baslamak için enerji almak, güzel kokular koklamak, bir de keyifli eslik varsa oof, deymeyin keyfime. Haftasonu kahvaltiya özenmek vakit rahatligi ve uyanma saatlerinin esnekligi nedeniyle daha kolay. O yüzden de hafta içi özenle hazirlanmis bir kahvaltinin yeri daha bir ayri oluyor.

3 Aralık 2009 Perşembe

M 55: Arastirmak, ögrenmek


Hayatta yeni birsey yapmadigimiz, kendimize birsey katmadigimiz gün, bosa geçmis bir gün. Elbette her allahin günü bir icat yapmamiz ya da dünyayi yeniden kesfetmemiz gerekmiyor ama küçük de olsa hergün yeni birsey ögrenmek, arastirmak, denemek ve sonucunu görmek insana kendini iyi hissettiriyor. Ben bugün web sayfalari ve grafik programlar hakkinda bir mini arastirma yaptim. Bu, ilk kez denenecek bir yemek, okunan bir gezi rehberinden ögrenilecek bir belde, ya da televizyondan ögrenilecek bir haber de olabilirdi. Yeter ki bugünümüz dünümüzle ayni olmasin. Yeter ki ögrenelim, deneyelim ve geliselim.

2 Aralık 2009 Çarşamba

M 54: Ev

En sevdigim, bugün bir sürpriz yapip biraz erken geldi. Pek sevindim :)Bekleyenlerimizi sasirtmak, arada minik sürprizler yapmak, planli programli eglencelerden hem daha kolay, hem çok daha mutluluk verici. Cünkü adi üstünde: Beklenmedik :)

M 53: Genis Aile izlemek

Ilk izledigimizde bir erkek dizisi oldugunu düsündük. Sonra sonra tarafsiz bir yorum yapamayacak kadar eglenceli bulduk. Insanin beynini bosaltmak ve hosça zaman geçirmek için izleyebilecegi, kolay ulasilan ve en önemlisi de bir devamlilik söz konusu olmadigi için akla gelince izlemekte hiçbir sorun olmayan bir dizi.
Metinler yaratici ve komik. .

1 Aralık 2009 Salı

M 52: Karar vermek

Kararsizlik iyi degil. Karar verirken acele etmek de iyi degil. Düsünüyorum diyerek birsey yapmayip vaktin geçisini izlemek de iyi degil. Sakin ve tarafsiz oldugumuz zamanlar, dogru düsünerek alinacak nice dogru kararlara...