Hedef bir açıdan eften püften, bir açıdan ilginç, bir açıdan gereksiz, bir açıdan da eğlenceli görünebilir. Benim açımdan ne olduğunu, sonuna geldiğim şu maddede, az sonra açıklayacağım. Fakat şunu farkettim ki tam bir sene boyunca bir şeyi her gün (neredeyse) düzenli olarak yapmak, insanın iç eğitimi için yabana atılmayacak bir şey. Bu sürede, yazdığım kah saçma kah komik kah duygusal kah gizemli notlarımı okuyanlarıma da çok teşekkür ediyorum efenim:) Belki yalnızca bir filmin dolduruşu, belki de bütün bir hayat felsefesi... Onu artık okuyucunun yorumuna bırakıyorum...
Bir kitapta, mutluluk ruhun özgürlüğüdür, günlük yaşanan sevindirici olayların etkisi ise hazdır gibi birşey diyordu. Yani sanırım mutluluğun resminin yapılamayacağını iddia edenler yazısının da yazılamayacağını düşünüyorlar. Olabilir... O halde yaptığımın adı abesle iştigal olabilir. Ama ben yine de evde pişen kek kokusunun, ev ortamına, anlık bir hazzın vereceğinden daha fazlasını kattığını düşünüyorum. Yeter ki koklayalım, duyalım, görelim, dinleyelim, farkında olalım...
Sözün özü: Julie ve Julia güzel filmdi yaw:)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder