Görev Yeri Bordür
-
Kabına sığamıyordu o gün...
Bir çılgınlık etti,
adımını attığı gibi,
3 gidiş 3 geliş yolun ortasındaki
tek sıra bordürden ibaret refüjden kaldırıp,
ya...
31 Ocak 2010 Pazar
M 153: Yine yeni cd`ler almak
D&R zaafimiz hiz kesmeden devam ediyor! Biz pek memnunuz :) Havaalaninda yine guzel seyler bulduk: Suzan Kardes`in cd`siii, Cerkes Muzikleriii, ortaya karisik caz... Simdi ilkini takip dinleyecegiz :)
29 Ocak 2010 Cuma
M 152: Eski mahalle
Doğduğum mahalleye gittik. Herhalde yine seneler olmuştur ben oralarda gezmeyeli. Ilkokulumun, azeri turşucu tabelasının, ortaokulun, anneannemle oturduğumuz evimizin önünden geçtik. Küçükken o mahalledeki dünyamın da ne kadar küçük olduğunu farkettim. Ikı sokak ilerideki ana caddeye galiba hiç çıkmamıştık çocuk başımıza :)Bilhassa evi, delik tuğlalardan örülü balkonunu, küçük çatılı giriş saçağını görmek pek güzeldi. İnsan hayatındaki bir yere, hayatının başka bir döneminde yeniden gitmeli. Eski hisler, fikirler ve anılarla yenilerini buluşturup tanıştırmalı bence.
M 151: Küçük insanla büyük paylaşımlar
Hep söylüyorum çocukların dünyası öylesine güzel ki. Geçen haftasonu o güzel dünyaya yine minik bir pencere açtık ve lapa lapa yağan karda bahar mutluluğu yaşadık.
24 Ocak 2010 Pazar
M 150: Kardan komik

Kaç zamandir istiyorduk bizim de bu kadar kardan sonra bir kardan adamimiz olsun diye ama niyeyse bu kar bi türlü sıkışmıyor. O yüzden de yapamiyorduk. Bu sefer de ayni durum vardi ama çetin sartlarla mücadele ettik ve "bisey" yaptik :) Adini su an "kardan komik" koyuyorum. Yapmanin eglencesi de yanimiza kaldi :)
23 Ocak 2010 Cumartesi
M 149: Ilk Tabule denemesi
22 Ocak 2010 Cuma
M 147: Evden kar manzarasi izlemek
Gerçege dekor gibi, dekora da gerçek gibi dedirtecek bir güzellik... Pencerenin dogramasinin çerçeveledigi hareketli bir fotograf ama zaten tek hareket eden kar taneleri. Pek güzel...
M 146: Avatar
18 Ocak 2010 Pazartesi
M 144: Pişi sürprizi
Bir de baktim ne göreyim; mutfakta pisi hazirliklari!
Hem peynir, zeytin ile yenecek pişi çikti ayni hamurdan, hem de ertesi gün firinda peynirli pizza yaptirdi!
Tam da rejim yapalim artik dedigimiz zamanda ilaç gibi geldi :)))
Hem peynir, zeytin ile yenecek pişi çikti ayni hamurdan, hem de ertesi gün firinda peynirli pizza yaptirdi!
Tam da rejim yapalim artik dedigimiz zamanda ilaç gibi geldi :)))
15 Ocak 2010 Cuma
M 143: Bir oturusta 5 tane mizah dergisi okumak
Bu da basligiyla kendini anlatan mutluluklardan. Fazla söze ne hacet...
M 142: Hayal kurmak
Olur ya da olmaz, bilinmez... Ama hayal kurmak, ortak hayaller kurmak ve onlari gözünde canlandirmak güzel sey.
14 Ocak 2010 Perşembe
M 141: Konulu albüm
Anilari topluyoruz topluyoruz; arada bir de baglayip buket yapmakta fayda var. Hem eglenceli de bi is :)
13 Ocak 2010 Çarşamba
M 140: Firinda Balik
Valla en sevdigimin firinda baligi yedigim gelmis gecmis en lezzetli balik desem galiba yeri. Ellerine sagliiiik :)
12 Ocak 2010 Salı
M 139: Yilbasi tatili sonu, eve dönüs
18 gün bitti. Evimize dönüyoruz. Cikarken hiç aklimizda olmayan bir "büyük" güzellik, ve önceden planladigimiz baska minik güzelliklerle birlikte anilarimiz cebimizde... Bilanço: 18 gün, 55 mutluluk! Yuppiii :)
M 138: Güzel haber
Nihayet canim arkadasimin güzel "haber"ini gittik, gördük. "Ilk güzel haber"le oynadik, yenisini uzaktan sevdik! Ikisini de çok seviyoruz. Hep mutlu olsunlar!
M 136: Buyursunlaaar!
Misafir, ama öyle her gün gelmeyeninden! Hatta ilk kez geldiler ama hiç gitmesinler istedik. Ustelik bir de ne göreyim, pirilti onlarda degil miymis!
M 133: Canim ailem
Biri benim, bizim için geri döndü! Gözlerim de doldu :) Biri benim, bizim için ugrasti durdu. Super masa donatti, yoruldu, yüzünden gülücük yine de eksik olmadi. Biri yanimdaydi, birinin sesi hep kulagimda. Biri hep kalbimdeydi, hep de öyle olacak!
Mutluluk 130: TA-TA-TA-TAAAM! 08.01.2010
Bu aslinda 500 mutululuga bedel deyip bu bloga da devam etmesem yeri :))))
M 129: ODTU-Dans gösterisi
M 125: Tuzda balik
Arkadaslarimizin evinde, özenip bezenip hazirladiklari nefis lezzetten ve güzel sunumdan çok keyif aldik!
M 124: Ankara'ya yeniden alisma
Son 3-4 senedir burada tamamen turist modunda oluyordum. Topu topu 1-2 gün kaliyor, onda da sifir inisiyatif alarak gezmiyor, tozmuyordum. Ailemi görüp dönüyordum. Bu gelisim biraz daha uzun süreli oldugundan, ayrica da bir gezesim oldugundan ötürü, aradaki nezleli ve az gezmeli günlere ragmen, kendimi yeniden Ankara'daki anilar ve baglarimla buldum. Hosuma gitti. Böylesi daha güzel. Ne de olsa burada dogdum, burada büyüdüm. Sehir özlemem, insan özlerim ama özlemiyorum diye hepten egreti durmanin da alemi yok :p
M 123: Asti'de karsilama
10 yil önce buradan ugurladigimi 3 gün önce yeniden buradan ugurlamistim ki bu sefer karsilabileyim ve bundan sonra hep kavusmalar olsun! Buradan sonra yemege davetliyiz. Aman da aman, büyümüsüz de arkadaslarimiza yeege gidermisiz :)
M 122: Ankara Devlet Opera ve Balesi Yeni Yil Gala Konseri
M 121: Veee, hosgeldin bebeeek :)))
Iste canim arkadasiiim, oley oley oleeeey :) Yapti yine müthis bi bebis. Henüz telefonda aldim güzel haberi ama yeter artik, tutmayin beni, savulun mikroplar, ben bebis görceeeeeeeem :)
M 120: Sabah mesaji
Canim arkadasim doguma gitigini yazmis sabaha karsi! Gerçi bu aylardir hayal ve umut ettigimizden birazcik farkli oldu. Cünkü ben de yanlarinda olacaktim ama nezleye kurban gittim. O yüzen haberleri evden aliyorum, telefonla... Neyse, ben güzel ve mutlu haberi bekliyorum heyecanla, hersey çok güzel olacak canim arkadasiiimmmm :))
M 119: Velev ki Ciddiyim'i bitirmek
M 118: Dinlenmek
Eh biraz yorugunluk oldu tabii 10 gündür. Acisini bugün çikarttim. Dinlenebilmek de mutluluk yahu...
M 117: 10 yillik bir aninin tekrari: Asti'den ugurlama
Ugurlamalar bazen mutludur bazen hüzünlü. Fakat isin bir yanina ayrilik baki oldugundan, mutlu bir ugurlamada bile bir burukluk olur aslina. Bu nedenle, bu ugurlamayi bile bir mutluluk oarak görmenin ve buraya yazabilmenin yolu, 10 yil önesinin anisi... O zaman dönmeyecek diye üzüldügüm, bu sefer hep dönecek diye sevindigim olmus... Insallah...
M 116: Visnelik Bulusmasi
13,5 yil olmus! Ayrildik ama bulusuyoruz iste. Aferin bize :) Arkdasliklar hayatta tamamen kendi irademiz ve emegimizle olusturdugumuz çok az seyden biridir. Kiymetleri biline!
M 115: Türk Filmleri Haftasi - 3: Yahsi Bati
M 114: Canim arkadasimin tatli heyecani
Karni burnunda, keyfi dorukta :p Bir de bizim küçük yazlik arkadasimizi görme keyfi vardi ki.. Ee o da farkinda mi degil mi bilinmez ama agabey olacakti pek yakinda. Oteki can arkadasimin minik prensesi de pek sevindirdi ama gül cemalini gostererek, lütfen atlamayalim!
M 113: YIlbasi içkisi Mimarlar derneginde içildi
Valla biraz yorgun gitmistik ama iyi oldu. Arkadaslarimizla da kucaklastik. Dansöz bile çikti olm!
M 112: Yilbasi yemegi
M 111: Yilbasi ev gezmeleri
Bu "ev gezmeleri" de hayatta dönem dönem yogunlugunu kaybedip sonra yeniden gündeme geliyor sanki. Elbette hangi ev oldugu belirliyor "mutluluk" hanesine yazilip yazilmayacagini. Ben bu sefer mutlu mutlu gezdim valla. Ho ho ho, eyi seneleer :)
M 108: Yeni yil alis verisi
Yeni yilin hediye eksiklerini tamamlamaya diye gittik. Yine "yarim elma gönül alma"larimizi doldurduk sepetlerimize ve sahiplerinin begenecegini umarak bitirdik bu fasli.
M 107: Anne kahvaltisi
Bu da yazdan beri özledigim bir güzellikti. Kus sütü yoktu ama idare ettik artik.
M 106: Annenin ispanakli böregi
Bu anlatilmaz yasanir!! Yeryüzünde böyle birsey yok! Iddia ediyorum! Her nasil yapiyorsa mü-kem-mel oluyorrrr :)
M 105: Anneyle, tezeyle kavusma
Kavusmalar hakkinda Mutluluk 84'te yazmistim. Bu seferki anem ve teyzemleydi. Hep güzel kavusmalar olsun, hep bunun için çaba olsun.
M 104: Istanbul-Ankara Yolu
Göz açip kapayana dek geçti, keyifle geçti, nasil geçmesindi ki... Yumusak yumusak uyudum dizinde en sevdigimin. oh :)
M 103: Abla-enistenin kahvaltisi, yollugu :p
Cok tesekkür, hep tesekkür :) Bizim için, içimden geçeni, pit hazir etmisler :) Yasasin o zamaaaan :)
M 102: Yere Batan Sarnici
6 Ocak 2010 Çarşamba
M 101: Dalyaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!!!
Mutluluklar 60 günde dalya yaptı! Mutluluk kelebeğini gezi sonunda güncelleyeceğim. Şimdilik bir defterde biriktirip ara ara buraya toplu olarak aktarıyorum. Yani sayaç bozuk ama bir kenarda işliyor için için !
M 100: Kapalı Çarşı
M 98: Bitmeyecek Öykü- Michael Ende
M 97: Fıstıklı Peynir
M 96: İstanbul Modern
Çok uzun süredir gidip gezmek istiyordum. Bol kültürel aktiviteyi hedeflediğimiz tatilin içine yakıştırdık gitti bu geziyi de :) Tavsiye olunur hala gezmemiş olanlara. Denize nazır, yorgunluk sonrası cafe keyfi ve dükkanında bulunabilecek makul ücretli anı-hediyeler de cabası.
M 95: Gelin Bohçası
5 Ocak 2010 Salı
M 93: Türk Filmleri Haftası-2: Vavien

http://www.vavien.com/
Film ilginç. Sanırım bizde pek denenmeyen birşeyi denemişler. İnsanı güldüren birçok sahne aynı zamanda da tam da bu yüzden vicdan azabı oluyor. Çünkü aslen komik olduğu şöyle dursun, hazin şeylere gülerken buluyor insan kendini. Aklıma Brugge filmi geldi tarzı açısından. Fakat tabii tamamen bize has öğelerle yapılmış, ilginç bir filmdi. Kişisel fikrim özellikle ilk yarının çok boş geçmiş olması idi ama bana izlediğim filmlerin çoğunda oluyor bu. Sonuçta bu tür yenilikleri desteklemeliyiz yoksa nasıl gelişiriz di mi :)
M 92: Şen Dul Opereti
M 90: Türk Filmleri Haftası-1: Neşeli Hayat
M 89: Dürüm Döner(ci)
Hala Beşiktaş Çarşısındayız. En sevdiğimin, önceden geldiği dürümcüye beni de getirme sözünü eda ettik! Köşede küçük bir yer. Üst katından, aşağıdaki iki sokağı birlikte gören ışıl ışıl bir perspektif var. İçim ısınıyor, dürümümü yiyorummm...
M 88: Saatçi Amcalar
Elindeki ayarlı demirden birşeyle saatin kapağını açmak için ilk hamle ettiğinde son derece rahattı. Belki her gün onlarca kere yaptığıı basit bir işti bu. Sonra baktı olmuyor, gözüne büyüteçli bir mercek taktı, bir yandan da çırağından ustaya seslenmesini istedi. Aslında o da ustaydı. Üstelik de eski esnaftı belli ki. Bir kere de minyatür bir pilates topuna benzeyen, avuca sığan, esnek bir mavi topla denedi açmayı kapağı. O arada "usta" geldi. Beyaz saçlı, keskin ve sağlam yüz hatlı biriydi. O da denedi, yine olmadı. Ama ben artık onları sevmiştim. "Zanaat", "esnaf" ve "usta" kavramları bir bir yok olurken, onların orada olmaları bana yetmişti. Sadece tüketmeyen, üreten, tamir eden, yeniden kullanan, el emeğiyle hayatımızı kolaylaştırırken kendi geçimini sağlayan insanların varlığı nostalji değil gerçeğin ta kendisi olabilse keşke.
Saati de başka türlü açtıracağız artık...
Saati de başka türlü açtıracağız artık...
1 Ocak 2010 Cuma
M 87: Beşiktaş Çarşısı
Benim için yakın geçmişte yaptığım, dolayısyla da nispeten yeni bir keşifti bu çarşı. Yani senelerdir giderim İstanbul'a ama açıkçası orası biraz eksik kalmıştı.
Bu sefer de çok hafif çiseleyen yağmur eşliğinde gezdik. Birbirine açılan sokakların her birinde olan ışıl ışıl dükkanları, tek ya da iki katlı eski binaların oluşturduğu minik meydanları, geçen geldiğimde inşaat halinde gördüğüm, şimdi ise bitmiş, açılmış olan balık pazarı , saatçisi, köftecisi, simitçisi, pidecisi ile yaşayan, cıvıl cıvıl bir çarşı. Alış veriş merkezleri iyi hoş da böyle olmuyor işte.
M 86: Vapur
Bu İstanbul vapurlarıyla ilgili fikrimi M 15'te yazmıştım zaten. Lüks kardeşim lüks! Toplu taşım bu aslında ama otobüs, minibüs, metro nereee, vapur nere. Yazın püfür püfür, kışın fışır fışır geç boğazı. Kolunda da en sevdiğin. Ooh, keyif.
M 85: Kitapçı
Kitapçı gezmek hali hazırda dünyanın en keyifli işlerinden. Küçükken en sevdiğim dükkanlar kırtasiyelerdi. Hiçbir zaman alış verişi sevmedim ama kırtasiye keyfi ayrıydı. O özeldi. Renk renk kağıtlar, kalemler...
Büydükçe mağazalara olan ilgisizliğim artarak devam etti. Kırtasiye merakım ise yerini yavaş yavaş kitapçıya bıraktı. Bir nevi ham maddeden ürüne geçiş gibi. Kağıtlar ve kalemler birleşip kitapları oluştururken ben de bu sefer onların arasında gezmeye başlamıştım. İçimdeki herşeyi alma isteğini dizginlemek ve bir gidişte belli bir bütçeyi aşmamaya özen göstermek de çocukluğum ve şu an için ortak durum aslında. Bu sefer de en sevdiğim bana 2 kitap aldı!
Büydükçe mağazalara olan ilgisizliğim artarak devam etti. Kırtasiye merakım ise yerini yavaş yavaş kitapçıya bıraktı. Bir nevi ham maddeden ürüne geçiş gibi. Kağıtlar ve kalemler birleşip kitapları oluştururken ben de bu sefer onların arasında gezmeye başlamıştım. İçimdeki herşeyi alma isteğini dizginlemek ve bir gidişte belli bir bütçeyi aşmamaya özen göstermek de çocukluğum ve şu an için ortak durum aslında. Bu sefer de en sevdiğim bana 2 kitap aldı!
M 84: Kavuşma
Kavuşmalar her zaman güzel, her zaman özel. Öyle olmasa adına kavuşma değil, "buluşma", "karşılaşma", "yan yana gelme" falan derdik zaten. "Kavuşmak" sözünde kolların kavuşması, sarılmak, istekle kucaklamak var sanki. Ben de ablamlarla "kavuştum" işte!
M 83: Seyahat
Bildik bir yere yeni heveslerle gitmek demiştik...Geldik. Yolculuk göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Dünyanın sayılı şehirlerinden olan, bizim ülkemizde bulunan şehr-i İstanbul'a geldik... Bakalım kahramanlarımızı daha ne maceralar bekliyor...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)











