29 Haziran 2010 Salı

M 354: Bir de masal yazdım!

Daha doğrusu içimden gelen neyse onu yazdım. Yeniden bi okumam gerek ama "kızarmış ekmek"te, eli kulağında :)

M 353: Antoine de Saint-Exupéry'nin 110. doğum günü imiş



google söyledi tabii ki, yoksa ben nerden bileceğim. Yemek tarifi için internete girmiştim. O zaman gördüm google'ın ana sayfasında. Çizimleriyle ve kendine has tarzıyla yazdığı, dünyada kült olmuş kitabıyla ben 20'li yaşlarımın sonunda tanıştım. Türkiye'de bizim çocukluğumuzda pek tanınmış değildi sanki. Google'ın Türkiye sayfasındaki ikonun değişmemiş olması, halen önemsenip önemsenmediği açısından bir ölçüt olamaz sanırım ama ben yine de bu kontrolü yapmaktan kendimi alamadım nedense:)

M 352: Nutella


İsim veriyorum!
Onun gibisi yok!
Çocukluğumda, annemler alışveriş yapmak için gezdiklerinde ve ben her zamanki gibi hiç istemediğimde, ruh halimi, elimde bir şokella tüpü olması ya da olmaması belirlerdi:) Büyüdükçe bayağı alıştım alışveriş kavramına, yani en azından elimde çikolata olmadan da hayatımı idame ettirebiliyorum alış veriş ortamlarında ama o lezzetten yine de asla vazgeçmedim ve bu konuda sözkonusu markayı da tek geçerim :)

28 Haziran 2010 Pazartesi

M 351: Shrek 2


Çooooooook tatlılaaaaaar

M 350: 3,5 Dalya!

Geriye kaldı 1,5 dalya! Hiç fena gitmedim. Gönül isterdi ki hiç tekrar olmasın ama ara ara farkettiğim kadarıyla o tekrarlar kaçınılmaz oluyor. Olsun, ben yine de mutluyum.

M 349: Mangalda mısır keyfi

En sevdiğimin canı çekmiş. Yoldaki köylülerden aldık eve dönerken. Mangalı yaktık, bahçeye çıktık ve tam mısırların keyfini sürecekken sivrisinek istilası ile karşılaştık ama elbetteki onlar bizi mısır yemekten alıkoyamadılar. Eve girdiğimiz gibi mısırları lüplettik :))

M 348: Evde yenilikler

Baktım da bu 3. yazı olmuş benzer konulu. Yani topla topla bitmiyor sanki. Ama bu uzun soluklu bir düzenleme durumu deyip moral bozmamak lazım. Evi ihmal etmemek, aksine güzelleştirmeye çalışmak beni mutlu ediyor.

27 Haziran 2010 Pazar

M 347: Evimizde iki kuş

Kim demiş yuvayı dişi kuş yapar diye... Bizde herşey beraber!
Beyazlara yeni dolap, kitaplara da yeni lacivertimiz var artık. En önemlisi de salonu bir hobi odasına çevirmiş bulunmamız! Hobi nerde ise hayat orda.

M 346: Film sahnesinden çıkma bir erkek berberi



En sevdiğimin saçlarını kestırmeye gittik :) Bir filmden fırlamış gibi duran 60 yaş ortalamalı teyzeler ve ellerindeki makasları ile gördüğüm en özel ve en sevimli berber ortamıydı.

24 Haziran 2010 Perşembe

M 345: Güzellikleri görebilmek

Tam yağmurdan şikayet ederken bahçenin sulandığını düşünebilmek... ee.. evet yardım almış olabilirim ama ben de olumlamaya hazırmışım :)

M 344: Tanrı'nın doğum günü


Değişik bir fikirle yazılmış. Tanrı ile chat yapan bir reklamcıyı okumak ilginç. Henüz yeni başladım ama sardı:)

22 Haziran 2010 Salı

M 343: Varan 2: Resmi mercide iş: Nüfus

Bu hergün olacak değişikliklerden değildi...

21 Haziran 2010 Pazartesi

M 342: Yılın en uzun günü

Gün ışığı, yaz mevsimi ikilisi en güzel mutluluk hormonu ikilisi.. Bunun en uzun olduğu gün de bugün!

M 341: Bir baba, bir yeni doğan ve birçok mutluluk

Bu dünyaya gelen tatlı mı tatlı bir minik de babasına ve hepimize mutluluk getirdi...

20 Haziran 2010 Pazar

M 340: Bir baba, 7 fidan ve çok mutluluk

Hepimiz özendik, hepimiz sevindik, hepimiz duygulandık. En sevdiğim sağ olsun:)

M 339: Kiraz ve ceviz ağaçları altında kahvaltı



Yaşarlarken insana yaşattıkları güzellik yetmezmiş gibi öldükten sonra bile yapılan en güzel mobilyalar için kullanılan ağaçlardan olduklarından dem vurduk...
Onlar varmış biz çook sonradan gelmişiz. İyi ki de öyle olmuş. Ulular, güzeller, iyi ki varlar.

M 338: Sandalet


Ayaklar foraaaa!!!
Yazın ayak sesleri sandaletlerden gelir:)

M 337: Karpuz


Çocukluğumdan beri bu durum değişmedi. Senenin ilk karpuzunu heyecanla yedim...

19 Haziran 2010 Cumartesi

M 336: Akşam esintisi

Her günümüz en güzel günümüz olmayabilir... Ama daha güzelleştirmek için fırstları yaratmak gerek. Biz bugün güzel akşam esintisi ve havuz başı yemeği ile keyiflendik örneğin.

18 Haziran 2010 Cuma

M 335: Karne sevinci

Elbette ki biz o günleri geçeli seneleer seneler oluyor. Fakat televizyondan izlediğimde onlar için mutlu olmama engel değil bu durum. Kimisi "tatilde ne yapacaksın" sorusuna "ders çalışacağım" isimli berbat cevabı verse de çoğu önlerindeki aylarca sürecek aylaklığa müthiş bir coşkuyla giriyor. Ne güzeeel :))

M 334: Isimsiz çiçek


Bunun da adını bilmiyorum ama leylağın tüy şeklinde yapraklısı gibi pek güzel çiçekleri var. Sihirli bir çiçekmiş gibi sanki. Ne sihiri ise acaba.. Hayırdır inşallah bana da :)

17 Haziran 2010 Perşembe

M 333: Resmi mercide iş halletmek!

Böyle de mutluluk mu olurmuş demeyiniz! Hallolamayan seferleri, laf ve iş bilmeyen nice görevlilieri gördükçe bunun normal değil sevinilecek birşey olduğunu anlamış bulunuyorm :))
Bugün bu seriden ikisini hallettim kaldı geriye üçü.. Bana kolay gelsin :)

14 Haziran 2010 Pazartesi

M 332: Nicedir ertelenen "düzene dair" işleri yapıyor

Kim mi? E ben tabii... Kendimizden 3. tekil şahıs olarak sözetme alışkanlığı bize sosyal paylaşım sitesinden kalsa da yadigar, aslında ego ve öz tartışmasında tereddütsüz yapılması gereken bu
zaten :) Bakınız çocuklara: "Efe balon pat" diyor bir çocuk ballonu patlattığında. Ben yaptım demiyor. Neyse, konu bu değil, ama bu girişim, bununa ilgili yazdığım bir yazıyı temize çekerek www.kizarmisekmek.blogspot.com'a koyma isteği uyandırdı...naçizane tabii... her zamanki gibi. Konu benim dosyalama derleme toplama işine girişmem ve faturalar ile resmi evraklara dair kısmını bitirmiş olmam! yuppiiii

Derli topluluk iyidir! Bunu bir sene ertelemek ise kötü. Diğer yandan geç olsun da illa ki olsun! Yani neymiş, bana aferinmiş :)

13 Haziran 2010 Pazar

M 331: La Marche de L'Empereur filmi

Muazzam bir hikaye ve hep sevimli bulduğumuz bir grup penguenin hayatlarından kah güldüren, kah çetin kah hüzünlü bir kesit.

12 Haziran 2010 Cumartesi

M 330: Toti Cinci

Artık Passe Partout'nun http://www.passe-partoutdp.ro/index.php abonesi olduk galiba ama sezon da bitti bitecek. Favorimiz hala ilki, yani "Rencontres". Fantasmagoria ve bu arasında ise kararsızım ama sanki bu bi minik yol daha iyiydi. Herhalukarda seviyoruz biz :)

M 329: Güzel havada gezi

Belki şartlar güzelden bir gömlek sıcaktı ama herşeyi güzel yapacak çok faktör vardı. En sevdiğiiim, arkadaşımııız :)


M 328: Sevgi

Bana ait olmayan ama okuyup beğendığım sözleri paylaşıyorum.

Sevgisiz zeka, bizi küstah yapar.
Sevgisiz adalet, bizi dizginsiz yapar.
Sevgisiz diplomasi, bizi iki yüzlü yapar.
Sevgisiz başarı, bizi kibirli yapar.
Sevgisiz zenginlik, bizi haris yapar.
Sevgisiz uysallık, bizi hizmetkâr yapar.
Sevgisiz yoksulluk, bizi mağrur, aksi yapar.
Sevgisiz güzellik, bizi gülünç yapar.
Sevgisiz kudret, bizi zorba, despot yapar.
Sevgisiz çalışma, bizi köle yapar.
Sevgisiz sadelik, bizi değersiz yapar.
Sevgisiz yasa, kural, bizi tutsak yapar.
Sevgisiz siyaset, bizi bencil yapar.
Sevgisiz inanç, bizi bağnaz yapar.
SEVGİSİZ HAYAT... ANLAMSIZDIR

11 Haziran 2010 Cuma

M 327: Bitmeyen yollar yazarak bitermiş meğer

Bu keyfe yeni yeni varıyor olmak kışın açmaya çalışan kır çiçeği hissi veriyor ama yine de geç olsun da güç olmasın galiba..

M 326: Bay Düdük - Aziz Nesin

Kayıp Gül gidiş yolunda bir çırpıda bitince oradaki iki gecem ve dönüş yolu için eğlenceli ve gayrı ciddi bir çözüm gerekti. Ben de teyzemin kütüphanesindeki hızlı yolculuğumda bunu kestirdim gözüme... Bu sefer mi bana öyle geldi bilmiyorum ama çoğu hikayede aşırı tekrarlar vardı sanki ama elbette güzel oldu okuması, o ayrı :)
Bir gün Nesin Vakfı'na gitmeyi de çok istiyoruz ...

M 325: wizz air, götür beni sevdiğime :))

Seviyorum ben bu pembe dev kuşu :) Haydi al götür beni uzaklara :)

M 324: Le Français intensif

Yoğun Fransızca'yı da araya zaman girince özlemişim. Sevdiğim arkadaşlarıma hitaben olunca bilhassa :) Unutmamışım da çok şükür, sevindim :))

M 323: Kuşuuum, ve küçük kuzusuuu ve bonus kafaaa :))

Pek eğlendik, pek şenlendik :)

M 322: Teyze buluşması

Hep keyifli, hep güzel :)

"Ayrılıklar güzel nedenlerle olsun, buluşmaların keyfi başka" dedi teyzem... Ne güzel dedi:)

M 321: Merak, heyecan :) Güzel şey...

M 320: Canım Ailem dizisi


Bilhassa sondan biraz önceki dönemlerde sırf Halim karakteri için izledim. İlker Aksum her bölümde Oscar'lık oyun sergiliyordu bence. Senaryo sona doğru tamamen zayıflamış olsa da bunca zamanın samimi ve sevgi dolu dizisine o kadarcık özürü maruz görürüz diyor ve başarılı oyuncularına daha büyük başarılar diliyoruz.

M 319: Kayıp Gül - Serdar Özkan


En sevdiğim almış üzerinde "Küçük Prens'i sevenlerin mutlaka okuması lazım" yazdığını görünce bana. Aslında o kitabın adının bunun içinde geçmesi ve bir gönderme dışında bir benzerlik yok ama naif bir içsel yolculuk öyküsü olarak bir solukta okunan güzel bir romandı. Kendimden de çok şey buldum üstelik. Okurken gelişen paralellikler ise ayrıca şaşırtıcı: Kitap gülün kokusundan söz ederken uçaktaki yolculardan birinin sıktığı parfüm bilin bakalım neydi? Bilin bakalım diyorum, kimse okuyor diye değil, lafın gelişi :)
Ayrıca uçak sarsıntısından sözettiği bir bölümü okurken de bilin bakalım bizim uçağa ne oldu :)
Tamam, kabul çok da zor rastlantılar değil ama ilginç olan zor olması değil, olması başlı başına...

M 318: wizzair ile yeni buluşma

Bu seferlik en sevdiğimle kavuşturabilmek için önce ayırıyor bizi. Bu arada da işlerimi halledecek ve arkadaşlarımı görebileceğim.. ve de tabii ki en sevdiğimi çok özleyeceğim. Özlem güzel. Sevginin kendi kendine teyidi sanki.

8 Haziran 2010 Salı

M 317: Arkadaş buluşmaları

Nicedir göremediydim diyeceğim ama en sevdiğimin yaptığı sürpriz vesilesiyle aslında yakın zamanda hepsini görmüştüm:) ve fakat sorun şu ki şöyle uzun uzun sohbet imkanım olmamıştı. Şimdi olacak inşallah :)
Unutmayalım diyorum, araşalım soruşalım diyorum. Ben bunu hep diyorum:)

7 Haziran 2010 Pazartesi

M 316: Lavanta zamanı

Doğa şu sıralar temiz çarşaf kokuyor!!

Bu güzel kokunun ve doğanın renklerinin vazgeçilmez çeşitlerinden birinin sahibi olan lavanta çiçekleri heryerde şu ara...
Çok çok güzel...

M 315: Havuz başı güneşi


"Deniz kenarında düşlenen bir hayat. Gökyüzünün ve tuzlu suyun sonsuz maviliklerinde, denizin beyaz köpüğü ve bulutlar, nice seyahatler vaadiyle dolu bir rüzgarla uçar. "

Güneşli, cimenli, bol huzurlu bir gün idi... Gerçekten de güneş gibi bir gündü!

5 Haziran 2010 Cumartesi

M 314: Şarap Bağları

Keşif hep keyifli. Bu sefer şarap bağları olan bir bölgeye gidildi. Eve de yakın, 100 km falan... Ala :)

4 Haziran 2010 Cuma

M 313: Çiçek sepeti nokta kom :p

Sevdiklerimizi mutlu etmenin yolu gani. Yeter ki isteyelim. En sevdiğimin teşvikiyle şahsen bu servisi ilk kez kullandım ve akabinde telefonda duyduğum mutlu sesten ben de mutlu oldum! Mutlu yıllar anneciiim :)

M 312: Verilen konu ile yazmaya çalışmak

Bu aslında çok daha zor. İçinden kendiliğinden geçmeyen şeyleri deşip bi "çıkın bakalım piyasaya, neler varmış görelim heybemde buna dair" demek gerekiyor... Heyecanlı bir tecrübe. Neden olmasın, denemeye değer...

3 Haziran 2010 Perşembe

M 311: Mutluluğun Mimarisi


Alain de Botton'un güzel kitabı...
Ben henüz bitiremedim ama keyifle okunduğunu söyleyeblirim.

2 Haziran 2010 Çarşamba

M 310: Cem Yılmaz izlemek

Kendisine zaman zaman yöneltilen ve yöneltildiği esnada haklı görünen tüm eleştirilere rağmen izlerken herşeyi unutturan ve güldürmeyi her zaman başaran mizahçı.

1 Haziran 2010 Salı

M 309: AROG filmi

M 308: Kır çiçekleri zamanı




Muhtelif kır çiçekleri de aldılar doğa sahnesindeki yerlerini... Yaşasın:)