31 Mayıs 2010 Pazartesi

M 307: Patlamış mısır


Kokusu güzel, tadı mutlu, eşliği keyifli. Evet evet, en sevdiğim eşlik edince herşey daha lezzetli...

M 306: Mercimek köftesi

Bunu da hayatta ilk kez deniyorum, bu da oldu gibi duruyo :)Bahçe maydanozuyla da lezzetlendi!
Tabii ki kesin kararı sadık deneğim en sevdiğim verecek :)))

M 305: Basket maçı

Eşliğinde de sevimli sohbet. Bazen bir üst nesille, kendi yaşıtlarımızla olduğundan daha çok gülebildiğimizi yaşamanın mutluluğu :)

29 Mayıs 2010 Cumartesi

M 304: Fantasmagorie


http://www.passe-partoutdp.ro/shows/fantasmagorie.html

Daha önce Rencontres adlı oyununu izlediğimiz dans tiyatrosunun yine başka bir gösterisi idi. İkisi karşılaştırıldığında ilkini daha çok beğendik ama bu yüzden bunun da hakkını yemeyelim. Üstelik sürpriz doğumgününü dev boyutta bir balonla bitirdikleri için unutulmaz bir yerleri de oldu :) Sahneledikleri tüm gösterilere gitmeyi istiyoruz.

M 303: Sürprizci iş başında

En sevdiğimin sevdikleri ile buluştuk. Bir minik sürpriz organizasyon idi yine... Sabahında açık ettik gibi oldu ama aslolan iyi niyetler diye düşünüyorum :) Vesileyle 5 katlı bir gökdelenin!! terasını da keşfetmiş olduk.. Hiç fena değildi. Yeniden gidilebilir..
http://www.skybar.ro/en/

M 302: Bahçede kahvaltı

Üstelik en sevdiğim hazırlamış. Ben daha ne isterim! Güneş biraz fazla yakıyordu o bakımdan yeterince oturamadık ama herşeyiyle çok güzeldi...

28 Mayıs 2010 Cuma

M 301: Gelincik zamanı


Benim en sevdiğim çiçektir. Papatyayı ve orkideyi de çok severim ama gelincik ayrı. Çocukken Ankara'dan Alanya'ya giderken yolda, tarlalarda tanışıp sevdim ben onları. Ve geç kalmadan öğrendim kırılganlıklarını, hassaslıklarını... Ömürlerinin kısalığını... Tüm bunlar onları ender ve paha biçilmez yapacakken, onlar inadına kendiliklerinden bitiveriyorlar bir tarlanın ortasında fütursuzca..

M 300: Yazıyla üçyüz :)

Bu da üçüncü dalyamız. Bu arada çok şey oldu.
İki dalya daha var. Bakalım neler olacak!

M 299: Kendini anlatabilmek

Hayatta yalnız değiliz. O halde anlaşılmak için açık olmaya çalışmak, devamında kendini anlatabildiğini görmek çok önemli...

M 298: Çiçeğe su vermek

27 Mayıs 2010 Perşembe

M 297: Slumdog Millionaire


Nicedir istiyor olduğum halde izlemek bugüne kısmetmiş...
Gerçekten beğendim. Hakkında çok şey duymuş olmanın etkisiyle beklentimin çok yüksek olması bir nebze işin tadını kaçırmış olsa da, oskarların amerikan rüyasından hint rüyasına geçişini görmek için bile değerdi.

26 Mayıs 2010 Çarşamba

M 296: Ev

Bugünlerde biraz reorganizasyon kararım var. Daha da doğrusu derleme toplama diyelim. Bir iki küçük değişiklik de gelir peşinden belki!

M 295: Gül zamanı


Sevginin, sevgilinin de sembolu güller açıyor şimdi.
Sevgi dolsun heryere!

25 Mayıs 2010 Salı

M 294: www.arkitera.com

Ben bu sitede her zaman ilgimi çekecek birşeyler buluyorum. Yeni haberler ya da bilgiler...

http://www.arkitera.com/news.php?action=displayNewsItem&ID=53180

M 293: Yoncalar çiçek açmış


Zaman zaman bitki örtüsünde yenilik oldukça söz edeceğim demiştim. Böylelikle buraya taşındığımdan beri tutmak istediğim bitki örtüsü günlüğü de olacak bu blog..
Eve geri dönünce bahçede gördüğüm değişiklik: Yoncalar da çiçek açmış.
Ayrıca bizde yok ama komşudaki güller açmış. Demek ki onun da zamanı!

M 292: Evim evim güzel evim

Hep güzellikler peşinden gidelim, mutluluklar peşinde olalım, sonra da yine dönüp dolaşıp evimize gelelim! :)

22 Mayıs 2010 Cumartesi

M 291: Kavuşmalar

Keşke hep güzel kavuşmalar olsa...
Aileler, arkadaşlar, sevilenler, sevenler...

20 Mayıs 2010 Perşembe

M 290: Sigarayı bırakmak

En sevdiğim, az önce, sigarayı bıraktığımdan beri 8 ay geçtiğini hatırlattı! vay be, harikayım :)

M 289: Cesaret

Hayat her zaman zorunluluklar ve sürprizlerle dolu olacak. Bizim nerede durduğumuz ise gösterdiğimiz cesaretlerde esasında... Korku raddesindeyse üstüne giderek, tereddüt ve endişe boyutundaysa yine üstüne giderek kendimizi bir yerden bir yere taşıyabiliyor, yapabildiklerimizin sayısını ve kalitesini arttırabiliyoruz. Yoksa aynı yerde bile durmuyor sürekli geriliyoruz. Çünkü tereddüt tereddütü getiriyor, cesaret ve ataklık da aynen benzerini. Durmak gerilemek demek bir adım atmaksa koşmak demek aslında. Söylemesi kolay, bi de unutmayalım yapalım :)

19 Mayıs 2010 Çarşamba

M 288: Anne böreği

Bu seferki mantarlı peynirli. Tavada
Süper ötesi!!!

M 287: Cancağız


Sabah yatağında ilk gördüğümde sanki biraz büyümüş bile gibi geldi ...
Bugün teyzesi ilk defa altını da değiiştirdi...
Aslında yapması hiç ilginç değil çünkü o esnada ağlıyor ama en azından öyle bir ilişki de kurduk kendisiyle :)
Bir an önce büyüse de yesek kendisini :P

18 Mayıs 2010 Salı

M 286: Köpek sosyalliği

Hayvanlardan pek yazmıyorum. Oysa ki onların da ilginç ve gözlenmeye değer bir dünyaları var. Bugün örneğin, iki insanın kurabileceğinin 100 katı hızda bir arkadaşlığın kurulmasına daha şahit oldum. Üstelik de taraflardan biri bizim az şımarık, az huysuz köpeğimiz olduğu halde. Böylesi sorgusuz ve hızlı arkadaşlıkları çocuklar kuruyor aslında da biz büyüdükten sonra neler yaşıyoruz da her yanımız kalkan kaplanıyor...

M 285: Yeni bir hayatı an be an görmek

Insan ne kadar dalıp da gitse o kadar bakılası mucizeler bu bebekler. Allah hepsinin bahtını açık etsin. Bu tür sözlerin hiç de klişe olmadığını ve can-ı yürekten söylendiğini de anlamış oldum böylelikle :)

16 Mayıs 2010 Pazar

M 284: Sevdiklerinin yanında yöresinde olmak

Telefonda olsun, gerçekte olsun, mektupta-kartta olsun hep ulaşmak sevdiklerine

14 Mayıs 2010 Cuma

M 283: Gaz ve tuza sevinmek

Herşeyi bu derece hassas, bir o kadar da sağlam bu miniklerin... Ama gazdan tuzdan şeylere de ağlıyorlar. O esnada içimiz gitse de bir derdini anlarsak bizden mutlusu yok :)
Eh olacak. Yavaş yavaş öğreneceğiz anlaşmayı, ne de olsa yeni tanıştık :)

M 282: Tanıdığın iyi insanlar için şükretmek

Hayat boyu karşımıza çıkan insanların hepsiyle her zaman görüşme şansımız elbette yok. Kendilerini ne kadar seversek sevelim ya da ne kadar görüşmek istersek isteyelim, hayat herkesi farklı yerlere götürdüğünden, tanıdığımız tüm iyi insanlarla sürekli görüşebilmek tamamen ütopik bir durum. Herşeye rağmen bazıları var ki aradan ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, her yeni konuşmada aynı içtenlik ve iyi niyeti algılıyor, yardımlarını görüyor ve buna minnettar kalıyor insan. İyi insanlarla karşılaşmak da bir şans.

M 281: Bebişin ilk resimleri


Taze bebişin taze çıkmış resimleri var artık! Tam yemeliiiiiiiiiiik

13 Mayıs 2010 Perşembe

M 280: Closest encounter with the baby kind : 10.05.2010

O daha ağlamak için çok küçük... İç fıstık, iç badem o! Çok şükür, annesi mutlu, herkes de mutlu!

M 279: Teyzesini beklediği de söyleniyor!

Kendine pay çıkartmadan bebek mi beklenirmiş :P

Yakından geldim ama bir sıcak duş alayım da dedim, nolur nolmaz:P Nitekim oldu da :)Düştük yola. Herkes tahminlerini karşılaştırıyor. "ben dün bekliyordum", "ben bugün", "ben yarın"...Tahminler havada uçuşuyor. Teyzesini beklediği bile söyleniyor!

M 278: Evde bebek sohbetleri

Hepimizin heyecanı... Çantasına neler hazırlandıdan tut da hangi arabayla gidileceğine kadar son dakika heyecanları...

M 277: Anneler Günüü

İlk kez elime iki çiçek alıyorum galiba, ya da ilk kez ikincisini ablama veriyorum!Canım annem ve onun yavrusu içiin :)Uçaktan inip yüzlerindeki mutluluğu görüyorum. Kutlu olsuuun!

M 276: Yola çıkış, heyecana yolculuk

09.05.2010 anneler gününde!

4 Mayıs 2010 Salı

M 274: Doğanın çiçekleri





Geçen sene her böcek ve çiçeğin belirdiği ve kaybolduğu dönemleri olduğunu gördüm. Her 15 - 20 günde bir bir böcek grubu çıkıyor piyasaya, sonra yerini başka bir canlıya bırakıyor. Çiçekler için de aynı şey geçerli.Lalenin çıktığı zamanı zaten yazmıştım. Bizim bahçemizde tek bir saksıda çıktı. O bizim için çok kıymetli oldu. Aslında her yerde çok daha fazlası vardı :)
Leylağın da zamanı tam olarak lale ile aynı idi. Şimdi ikisi de geçiyor. Özellikle lale.
Sırada beyaz bir kır çiçeği var. Papatyaya benziyor. O da çok güzel. O da geçen seneden kalma... O da geçen sene açmamıştı. Bu sene açtı. Daha başka da yeni birşey ekip dikmedik bu sene. Bu çiçeklerin bu denli prensipli olduklarını bilmezdim. "Aaaa, şu salaklara bak, beni geç ektiler. Ay bu saatten sonra hiç çıkamam valla, önümüzdeki seneyi beklesinler" diyen iki tane oldu valla su ana kadar :)
Ben işte onların zamanı geldikçe yazacağım buraya. Hem kayıt altında olsunlaar hem de sevincimi yansıtsınlar...

M 273: Closer encounter with the baby kind

Heyecanlı bekleyişte son düzlük!
Hazırlıklar tamamlansın, herkes yerini alsın, nefesler tutulsun.
Gel bebek geeel, geel gel :)

1 Mayıs 2010 Cumartesi

M 272: Guzel fikir pesinde kosmak

En sevdigim, nicedir aradigim guzel fikri bana verdi...
Kisiye ozel hediyeler konusuna daha once de degindigimi biliyorum ama yine yeri geldi. Umarim sahibi de begenir. Bu sefer elde yapim degil ama duruma uygun :))

M 271: Yumurta filmi



Bal filminin odulunden sonra sonunda bunu izlemeyi basardim :) Darisi diger ikisinin basina...
Insanin hem filmi hem kendini dusunecek firsati oluyor izlerken. Ilginc bir duyguydu.