Görev Yeri Bordür
-
Kabına sığamıyordu o gün...
Bir çılgınlık etti,
adımını attığı gibi,
3 gidiş 3 geliş yolun ortasındaki
tek sıra bordürden ibaret refüjden kaldırıp,
ya...
28 Şubat 2010 Pazar
M 176: Cocukla çocuk olmak
1 yasa hediye bakarken çocuk dukkaninda kendini kaybedip butun oyuncaklari minciklayip butun pembe firfirli etekli elbiseleri giymek istemek :)
26 Şubat 2010 Cuma
M 175: Bahardan birkaç saat çalmak
Gelmedi daha bahar. Bu aralar pek gelecegi de yok. Ama bugün birkaç saatligine, ben tam da yürüyüse çiktigimda, o da çikti geldi :)
Kuslar civildadi. Günes nicedir gizlendigi yerden bikmis, çikip geldi. Birlikte birkaç adim attik.
24 Şubat 2010 Çarşamba
M 174: Cekül ve nikah sekeri
Cekül'den nikah sekeri yerine bagis yaparak agaç diktirmek ve sertifikalarini da konuklara dagitmak mümkün. Bunu bilmek güzel, bilginin yayilmasi çok daha güzel.
M 173: Evi süslemek
Aliyorum bir elime çekici, bir elime çiviyi, geziyorum duvarlari kolumun alinda çesitli resim ve objelerle. Duvara konan her kelebek bir mutluluk kelebegi :)
22 Şubat 2010 Pazartesi
M 172: Ego

Bence insanin ego'suna dair okumasi ve dusunmesi ne kadar gerekli ise bu konudaki hircinlik ve aksilik de bir o kadar gereksiz. Kitap bu sorgulamayi tetikliyor elbette ve guzel ipuclari veriyor fakat sasirtici bir sekilde kendisinin de bir egosu var diye dusundurtuyor! Kitabin egosu olur mu olur :) Cunku zaten Osho kitaplari kendisi yazmamis, konusmalarindan derlenmis. Kendisi nasil bir amcadir, neden bir anda onlarca 400-500 sayfalik kitabi raflari doldurmustur, neden her kitabin sonunda "klimali meditasyon salonlari ve vs"yi anlatan reklamlari yer aliyor yeteri kadar bilmiyorum. Dolayisiyla aciklamalarda ara ara cikan agresiflik kendisinden mi derleyeninden mi geliyor anlayamam.
Sonuçta kitaplar eger oldugu halleriyle yol gosterici olmuyorlarsa da bize birseyler dusundurterek cevaplari baska yerlerde de aramamizi tesvik ediyorlar. Su ya da bu sekilde aydinlanmaya çabalamak tamamen insana dair ve çok guzel.
M 171: Kuantum ve Kur'an
M 170: Stardust
M 168: Hallolmus bir is
Bir kefede oturup yazilar yazabilmek... Bunu yapabilmek ne buyuk bir ayricalik diye dusunuyorum. Aslinda gun cetin bir gundu. Ama sonunda, tesliklerden en buyugu halloldu. Yani kafede oturup durmanin arkasinda yatan sebep bir nevi zorunluluk. Fakat onemli olan o degil. Onemli olan boyle bir firsata sahip olabilmek. Usumus ve hala usuyor da olabilirdim. Boylesi super oldu :)
M 167: Olsun..
Bolca mutluluk yazarken isler biraz ters gitti. Bu arada mutluluk yazamadim ama durup dusundugumuzde sukredecek ne çok seyimiz oldugunu bilmek, yeniden mutluluk not etmeye devam etmek için iyi bir sebep :)
21 Şubat 2010 Pazar
M 166: Hersey normale döndü
Bazen insanin düzeni degisiyor. Bu dönemde bizim yanimizda olan sevdiklerimize binlerce tesekkur. E eski düzenimize kavusmanin zevki de ayri. Hemi de blogun bu dönemdeki eksigini doldurabilecek olmak var :)
14 Şubat 2010 Pazar
M 165: Güzel sarki duymak, ogrenmek
Qafe, wahayra...
Bol çerkes müzikli bir aksam oldu evde oturdugumuz halimizle
M 164: Görücüye is cikartmak
Su movie maker olayini gorucuye cikardim ve ikide iki begeni aldi! Yuppiiii
Ama hedef kitle büyük, durum hala heyecanli:)
9 Şubat 2010 Salı
M 163: Atatük hakkinda okumak

Yabanci basinin onun hakkinda söylediklerini okuyorum tam su anda... Ilginç, çok ilginç bir insanmis demekten kendimi alamiyorum her seferinde. Akil almiyor nasil da herkesin, bilhassa da düsmanlarinin bu denli saygisini ve sevgisini kazanabildigini. Kisa bir ömüre sigdirmis üstelik tüm dünyanin hayranligini! Insan okurken hem duygusallasiyor, hem de gurur duyuyor! Kaniksanamayacak, alisilamayacak kadar sasirtici yazilanlar ve yaptiklari. Efsane olmak böyle birsey belli ki...
8 Şubat 2010 Pazartesi
M 161: Movie Maker ile
Gerçekten kullanimi kolay, eglenceli ve yapmak istenilene bagli olarak da sonucu çok mutluluk verici olabilen bir program :)
6 Şubat 2010 Cumartesi
M 160: Soguktan sicacik eve gelip simsicak bir bardak kusburnu cayi icmek
Ev sicacik... Cay mis.. En sevdigim yanimda, huzurum kalbimde. Bir de su KBB hassasiyetleri olmasa, bu kis durumlari on numara :)
5 Şubat 2010 Cuma
M 159: Hiç görsellerden yazmiyorum
http://www.benjaminlacombe.com/galerie_illustration_e.html
Bir de bu var. Cocuk kitaplarinin ilüstrasyonlari ve ayni tatta digerleri... Biraz çagrisim, biraz da hayal gücü:)
Bir de bu var. Cocuk kitaplarinin ilüstrasyonlari ve ayni tatta digerleri... Biraz çagrisim, biraz da hayal gücü:)
M 158: Corinne Reignier'nin isleri
http://www.corinnereignier.com/galerie5.html
internet sitesi.
Tuval uzerine akrilik imis. Kopya etmedigimiz için tesekkür ediyor. O yüzden yalnizca linki yaziyorum :)
Pek hos...
internet sitesi.
Tuval uzerine akrilik imis. Kopya etmedigimiz için tesekkür ediyor. O yüzden yalnizca linki yaziyorum :)
Pek hos...
4 Şubat 2010 Perşembe
M 157: Kapital Manga
3 Şubat 2010 Çarşamba
M 156: Birine "canim arkadasim" diyebilmek
Ve bunu gerçekten hissedebilmek!
"Iyi ki varsin" sozu her dile pelesenk oldu ama ben ömrümde çok az defa soyledim. O yuzden butun anlamiyla söylüyorum.
"Iyi ki varsin" sozu her dile pelesenk oldu ama ben ömrümde çok az defa soyledim. O yuzden butun anlamiyla söylüyorum.
2 Şubat 2010 Salı
M 154: Kisisel gelisim
Her kitaptan ogrenilebilecek guzel seyler var. Insan olarak bize bahsedilen nice gucu ve guzelligi kullanmadigimizin farkina varmak, egomuzun altindaki gerçek benligimizi aramak ve iyi insan olmak yolunda kendini gelistirmeye çalismak hakkinda okumak.
Bu konunun detaylarini da yazacagimi hissediyorum daha ileride ama simdilik okuma programi olarak bunlardan keyif aliyorum...
Bu konunun detaylarini da yazacagimi hissediyorum daha ileride ama simdilik okuma programi olarak bunlardan keyif aliyorum...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




